BULUŞMA NOKTAMIZ !!

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

htmlkodcenneti


Hüznü ve Mutluluğu Bu Noktada Paylaşalım...



Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim






Dün sabaha karşı kendimle konuştum.

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.

Yokuşun başında bir düşman vardı,

Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.


Özdemir Asaf











Image Hosted by ImageShack.us

Yazılarım

Sevgi Üstüne...
Ekinezya
Köpeğinizin 10 Ricası...
ANTEP FISTIKLI UN KURABİYESİ
Artık ne yapsam boş...
Güllerin Ağladığı...
mimlendimm :)
Migren Nedir??
HAYIRLI CUMALAR...
DOMUZ GRİBİ NEDİR??
Herşeye Hazırım Seninle!
tatlı bebişlere yelekler
bebiş hırkaları
oy oy oyy yerim ben seni :)
anglez havlu danteli
yeşil kırmızı eldivenler
balık eldivenler
mor, beyaz eldivenler
kahverengi mavi erkek patiği
siyah örgü bebek conversi.


Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

gonca
sumeyye2
huznunyuzueylul
beyzaca
nesrin naz
fidelya
senidilendim
hobilendik
glnrylmz
berkoz
maviay12
sudenaz07
mavismor
ebrugiller
aleynam20
hulela
dantelce12
gocmenkizi
lezzetmutfagi
SİBEL GÜÇLÜ
feyzaceyiz
kelebeklisaniyeler
Arzu Sabuncu
funda2008
ortamkaynak
becede
gzmli
zisancatakilar
yagmurunsesi78
fidelya2
hazelle
8haziran1998
deryanindunyasi
Emel Açıkel
dantelizbiz
sackesimleri
BİLGİYELPAZESİ EKİBİ TAKIM ÇALIŞMASI
alpinch
gama1998
gelinciklerdiyari
livelyuyelik
takilarinarasindan
takiarasindan
cimcime26
velayetnurlari
senidilendimyureginsesi
senidilendimnazarboncugu
senidilendimaskniebedikil
deryaninyemekevi
gunayla


Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılarım

* cevher kutusu
* takıların arasından
* gamze
* örgü danteli
* muazzezv
* google
* emine dantel
* gecenin en siyahı
* ulusoy dantel
* porselen demlik
* mutfak ve ben
* muratena
* yemek kahve kokusu
* fisunla herşey
* sınav sonuçları
* tren saatleri
* tc kimlik no sorgulama
* son depremler
* hastaneler
* hava durumu
* yol durumu
* iller arası mesafe
* tvde bugün
* uçak saatleri
* ramocan


Image Hosted by ImageShack.us

Buyrun Sohbete






Image Hosted by ImageShack.us

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı??


Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?


Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?


Victor Hugo







Image Hosted by ImageShack.us

Dost siteler

Essiz Lezzeler YEMEK-PASTA TARİFLERİ Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
DreamsGraphic


Image Hosted by ImageShack.us

Saat Tarih










Sevgi Üstüne...

Sevgi Üstüne Yazılmış Nefis Bir Yazı Buldum. Değerli Arkadaşlarım Sizler Neler Düşünüyorsunuz..?? Yorumlarınızı Bekliyorum...!!

 

 

 

 

Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı "Eğer" türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.

 

Birinci tür: Bir şarta bağlı sevgi

Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin? diye bağırıyor. Delikanlı "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor. Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı diyor yazar. Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı. İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında. Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. İlginç değil mi?

 

İkinci tür: "Çünkü" türü sevgi



 

Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün Eğer türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz.

 

Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endişesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş. Daha acısı ayni kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş... Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor.

Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği:

Üçüncü tür sevgi: "Rağmen"

 

 


Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için Çünkü türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir şey olduğu için değil, Bir şey olmasına rağmen sevilir. Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda'ya çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz?

 

Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Şu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz miydiniz?

 

 Devam ediyor Toyotome:

 

Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar.

 

Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor Rağmen sevgiyi. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni Rağmen türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor. Anlatıyor: Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda.

 

DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, RAĞMEN TÜRÜ SEVGİNİN YETERİNCE OLMAYIŞIDIR.

 

İYİ DÜŞÜNÜN..........

 

 



Tarih: 22:15, 22/11/2009 Kategori: HIKAYELER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Ekinezya

 

 

Ekinezya Faydaları Nelerdir?

İnterferon üretimini destekleyerek vücudun savunma sistemini güçlendirir.

Grip için şifalı bitkiler : Özellikle enfeksiyon grip soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarda kullanımıyla tanınmaktadır. Bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmayanlar için ekinezya otu önemli bir doğal destektir.

Grip ve soğuk algınlığını önleyici etkisi nedeniyle hastalık öncesinde kullanılabileceği gibi hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıkması durumunda da kullanılabilir. ABD’deki Connecticut Üniversitesi Eczacılık Fakültesince yürütülen bir çalışmada soğuk algınlığı ve nezleye yakalanma olasılığını(%58) önemli derecede düşürdüğü tespit edilmiştir. Öksürük ve baş ağrısı gibi durumları hafiflettiği de görülmüştür.

İngiltere de yapılan bir araştırmada ise C vitaminiyle beraber alındığında soğuk algınlığı geçirme olasılığını %80lerin üzerinde azalttığı görülmüştür. Hastalığın zamanını da 1-1,5 gün azalttığı  belirlenmiştir.

Yapılan araştırmalarda ekinezyanın akyuvar sayısında artışa neden olduğu tespit edilmiştir.

Kemoterapiden sonra vücut direncini yükseltmek için kullanılmaktadır.

Patojenik organizmalarla sağlıklı dokular arasındaki doğal savunma hattını yıkan bir enziminin oluşumunu önleyici etkisi olduğu  görülmüştür.

Ekinezya bitkisi antiviral ve antibakteriyel etkilere sahiptir.

Egzama sedef sivilce gibi deri rahatsızlıklarında faydalıdır.

Yaraların iyileşme sürecini azaltır.

Alerjik reaksiyonların meydana gelmesini engelleyici özelliği de tespit edilmiştir.

Ekinezya ürünleri Echinaceae purpurea ve Echinacea angustifolia ‘dan üretilir.

Echinaceae purpurea    : Kök veya yapraklarından yararlanılır.
Echinacea angustifolia :  Köklerinden yararlanılır.

Almanyada yapılan araştırmalarda Echinaceae purpurea’nın yapraklarından elde edilen ürünlerin kullanımı tavsiye edilmiştir (Echinaceae purpurea herba).  Diğer türleri tedavi için önerilmemiştir.

Alman sağlık bakanlığı tarafından yayınlanan çalışmada soğuk algınlığı, solunum yolları ve idrar yolları enfeksiyonları gibi rahatsızlıklarda ekinezya bitkisi önerilmiştir.

 

Önerilen kullanım şekli :  2-3 hafta kullanıp ara verilmesi tavsiye edilmektedir. Bazı kaynaklarda da en fazla 8 hafta kullanılması önerilmektedir. Hiç ara verilmeden sürekli kullanımı tavsiye edilmemektedir. Günde 1 ila 3 kapsül alınır.

 

Yine ekinezya çayı da 15 gün kullanıldıktan sonra ara verilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Oto-immün hastalığı olanlar kullanmamalıdır.

Bağışıklık baskılayıcı ve anksiyete ilaçlarıyla bir arada alınmamalıdır. Genel olarak da herhangi sentetik bir ilaç kullanırken dr a danışmadan bitkisel ilaç alınmamalıdır. Bazı durumlarda etkileşime girme durumu sözkonusudur. Ekinezya da bazı ilaçlarla etkileşime girerek bazı insanlarda alerjik belirtilere neden olmaktadır.

Hamilelerin kullanması önerilmemektedir.


Tarih: 23:06, 20/11/2009 Kategori: SIFALI BITKILER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Köpeğinizin 10 Ricası...

          

   1-Benim hayatım 10-15 yıl sürer. Senden ayrılığım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün.

 

   2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.

 

   3- Benim içimde sevgi duygusu uyandır ben bununla yaşarım.

 

   4- Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.

 

   5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.

 

   6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. Ben hiç bir zaman unutmam.

 

   7- Beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.

 

   8- Beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.

 

   9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.

 

   10- Her zor anımda yanımda ol, "benim içim kaldırmaz" veya "ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay...

 


Tarih: 20:11, 20/11/2009 Kategori: KARTLAR
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ANTEP FISTIKLI UN KURABİYESİ



Malzemeler:
* 1 paket yumuşamış margarin
* Yarım çay bardağı sıvı yağ
* 8 tepeleme kaşık pudra şekeri
* 12 tepeleme kaşık mısır unu nişastası
* Aldığı kadar un
* 1 paket vanilya
* 3 tepeleme kaşık antep fıstığı

Yapılışı:
 Yumuşamış margarini,sıvı yağı ve pudra şekerini krem şeklinde olana kadar ezelim. Üzerine vanilya ve mısır unu nişastası, antep fıstığı koyup iyice karıştıralım. Bu karışımın üzerine aldığı kadar un (ben 3 su bardağı kullandım) ilave edip iyice yoğuralım. İster kalıptan, istersek ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekillendirelim. Orta dereceli fırında pişirelim.

Afiyet Olsun...

Tarih: 22:57, 8/11/2009 Kategori: MUTFAK-KURABIYELER
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

Artık ne yapsam boş...



Tarih: 18:05, 2/11/2009 Kategori: RESIMLI SIIRLER
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

Güllerin Ağladığı...



Tarih: 18:04, 2/11/2009 Kategori: RESIMLI SIIRLER
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

mimlendimm :)



sevgili arkadaşım
http://canoya.blogcu.com/ beni mimlemiş. cevapları vermekte biraz geciktim. kendisinden özür diliyor ve bu gülleri gönderiyorum :)                    

soruları bir okuyalım (:

bysoru:1
- en sevdiğiniz 3 çiçek  ismi ?                                        

bysoru:2
-gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayalınız ?


bysoru :3
-en sevdiğiniz huyunuz?


bysoru:4
- en sevmediğiniz huyunuz?


bysoru:5
-  hoşlanmadığınız 3 hareket?


bysoru :6
- bu benim en kara günümdü dünya başıma yıkılıdı ve bir daha ayağa kalkamam diye

 düşündüğünüz olay?



şimdi sıra cevaplamadaa :)

bycevap:1
-gül:hediye olarak aldığımda çok hoşuma gidiyor.
-orkide:mağrur ve gururluluğu simgeliyor.
-kardelen: tüm zorluklara rağmen yaşamayı başarıyor.

bycevap:2

-kendime ait bir evimin olması ve dilediğim gibi dayayıp döşeyebilmek. (yıllardır lojmandayım)
- kızımın isteklerinin bir son bulması Gülümsüyor
- kızım ve oğlumun gelecek kaygısı olmaması için önce kendilerine sonra vatana,millete hayırlı olabilecek bir meslekte çalışmaları.

bycevap:3

- alçak gönüllüyüm, güler yüzlüyüm, herkesin her dediğine inanmam, lider ruhluyum, topluma çabuk adapte olurum.

felsefem= zoru başarmak,imkansızı zorlamak.

bycevap:4

- kinciyim, birazcık gevezeyim.

bycevap:5

- sulu şakaları sevmem.
- olmayacak bir konuda bana fazla ısrarcı olunmasını sevmem.
- kişileri aşağılayacak kadar özeline girip dedikodu yapılmasını sevmem. 

bycevap:6

-herkes gibi bende kötü zamanlar geçirdim ve bu olaylar karşısında olumlu düşünerek ve ileride bir umut ışığı görmeyi çabalayarak olayları atlatmayı başardım.kayda değer kötü günüm yok.

şimdi sıra bendeee :)

bu yazıyı okuyan bütün arkadaşlarımı MİMliyorum :) hepinize kolay gelsinn :)


Tarih: 23:24, 31/10/2009 Kategori: MIMLERIM
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Migren Nedir??



Başağrısı
toplumun büyük kesiminde görülebilen ve insanların büyük çoğunluğunun hayatlarının değişik dönemlerinde karşılaştığı ve çare aradığı bir problemdir. Başağrılı insanları en çok endişelendiren şey bu ağrıya sebep olabilecek faktörler ve özellikle beyin tümörü korkusudur. Başağrılı insanlar sıklıkla "beynimde bir tümör mü var?" korkusuna kapılırlar. Ancak başağrısı nadiren ciddi bir hastalığın özellikle beyin tümörünün haberci belirtisi olarak ortaya çıkar. Bir belirtiler topluluğu şeklinde görülen migrende çoğu kez özellikleri olan bir başağrısı vardır. Kişiyi en fazla rahatsız eden bir özellik olduğu için migren çok şiddetli başağrısının diğer bir ismi olarak algılanmaktadır. Migrenli kişileri en fazla rahatsız eden ve bazı günlük işlerini ve görevlerini aksatabilen veya tam engelleyen temel özellik başağrısıdır. Bu bakımdan migren en basit şekilde tekrarlayıcı bir başağrısı olarak tanımlanabilir.

Migren Başağrısının Özellikleri

  • Migrenli kişilerin büyük çoğunluğunda başağrısı en azından atağın (krizin) başlangıcında başın bir tarafından başlar. Daha sonraları bir kısım hastada her iki tarafı tutar. Bu özelliği sebebi ile yarım başağrısı olarak da bilinir.
  • Zonklayıcıdır, giderek şiddetlenir ve genişler, kafa yarısını veya tamamını etkiler. Ağrının şiddeti ve süresi değişkendir. Çok şiddetli olabileceği gibi orta veya hafif şiddette olabilir.
  • Migren atakları bazı hastalarda haftada birkaç kez olurken diğer bir kısım hastada çok seyrek olabilir. Ancak genel bir ortalama ayda 2-3 atak şeklindedir.
  • Beraberinde bulantı veya bulantı ile birlikte kusma, ışık ve gürültüden, sesten rahatsız olma vardır. Normal ışık ve sesler çok rahatsız edici olabilir. Bu yüzden bir kısım hastalar karanlık ve sessiz bir odada yatmayı tercih ederler.

Migren nedir? Migren sırasında neler olmaktadır? Sebebi nedir?
Hemen söylemek gerekir ki migren tehlikeli bir hastalık değildir. Kişiyi sakat bırakabilen veya ölüme yol açan bir hastalık hiç değildir.
Migren başağrısının bir diğer ismide vasküler yani damarsal başağrısıdır. Günümüzde migreni başlatan faktörün kesin olarak ne olduğu bilinmemektedir. Sebep belli değildir. Beyindeki bazı kimyasal maddelerin bu işte önemli rol aldığı kabul edilmektedir. Bir kısım kimyasal maddelerin azalması veya etkilerinin gücünde azalma başka kimyasal maddelerde etki artımına sebep olabilir. Bu kimyasal maddelerden özellikle serotonin isimli madde önemli olup damarlar üzerindeki etkide önemli görevi vardır.

Migrenin başlamasına sebep olabilen başlıca faktörler; stres, hormonal değişiklikler, diyet faktörleri, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler ve kişisel bazı alışkanlıklardır.

Stres ve Duygular: Emosyonel olaylar migrenin başlamasında önemli role sahiptirler.
Hormonal Değişiklikler: Migrenli kadınların yaklaşık %70'inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı kadınlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur. Bir kısım kadın hasta özellikle menstrüasyon sırasında olan ağrılarının daha şiddetli olduğunu ifade ederler.
Diyet Faktörleri ve Bazı İlaçlar: Yiyecek ve içeceklerde bulunan bazı maddeler damarlar üzerine direkt etki ederek onları genişletir ve böylece migreni başlatabilirken bir kısım maddeler de daha ziyade dolaylı yoldan etki ederek bazı refleks yollar ile ağrıyı başlatabilirler. Mesela alkol direkt etki ederken kafein ve nikotin gibi maddeler dolaylı yoldan etki etmektedir.
Uyku: Fazla uyku ve uykusuzluk migren krizini başlatabilir.
İklim Değişiklikleri: Bazı migren hastaları iklim ve hava değişikliklerinden etkilenebilirler.
Kişisel Alışkanlıklar, Kokular vs:
Sigara migreni provoke edebilir. Bazı ağır kokular migreni provoke edebilir, bu durumlardan kaçınılmalıdır.

Migrenin Seyri
Migren genellikle 16-35 yaş arası başlar. 50 yaş civarında sıklığı azalır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Migren tanısı mutlaka ilgili uzman hekim tarafından konur. Başağrısına sebep olabilecek birçok neden olabileceği ve bunların bir kısmının tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır. Teşhis için mutlaka konunun uzmanına başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki migren tedavisi olan bir hastalıktır.





alıntıdır


Tarih: 22:30, 31/10/2009 Kategori: SAGLIK KOSESI
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

HAYIRLI CUMALAR...



HAYIRLI CUMALAR. BÜTÜN DUALARIMIZIN KABUL OLMASI DİLEĞİYLE...

Tarih: 10:06, 30/10/2009 Kategori: KARTLAR
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

DOMUZ GRİBİ NEDİR??



Domuz gribi nedir?

Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?
Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?

Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir.

Sulardan domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşabilir mi?

İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.

Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır?

Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?

Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.

Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?
Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.

Ev ve eşyaların temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?

Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.

Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.

Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?
Halen domuz gribinden koruyucu bir aşı bulunmamaktadır.
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:

  • Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
  • Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
  • Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
  • Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
  • Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
  • Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.

    Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?

    Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz.

    Hastalanırsam ne yapmalıyım?

    Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.
    Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak için uzak durunuz.

    Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

    Zor nefes almak veya nefes darlığı
    Bilinç bulanıklığı
    Sık ve uzun süreli kusma

    Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

    Hızlı veya zor nefes alma
    Vücutta solgunluk ya da morarma
    Beslenememe
    Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
    Huzursuzluk
    Ateşle beraber döküntü görülmesi.

Tarih: 23:53, 17/10/2009 Kategori: SAGLIK KOSESI
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DÜZENLEME MUAZZEZ