Bu Yazıyı Kalbinizle Okuyun!..

• Kalbimiz yumruk büyüklüğünde muhteşem bir organ.    

• Dünyanın en çalışkan, en dayanıklı ve en verimli makinası.

• Dünya çevresinin 2.5 katı uzunluğundaki damar sistemine her gün 1 tanker kan pompalar. Bir ömür boyu pompalanan bu kan, tankerler halinde dizilse İstanbul Ankara otoyolunu doldurur.

• Kalbimiz cefakârdır. Bayram demez, tatil demez bir ömür boyu ırgat gibi çalışır. Bir gün bile izni yoktur. Dinlenmez. Beş dakika dinlense hayat sona erer.

• Kalbimiz fedakârdır. Kendi özel hayatı yoktur, tüm varlığını ve hayatını bizim için feda eder.

• Kalbimiz açgözlü değildir, kanaatkârdır. Boğaz tokluğuna çalışır. Yaptığı iş kadar enerji harcar, israf etmez.

• Kendini düşünür, fakat bencil değildir. Pompaladığı kanın sadece yüzde 5’ini kendisi için alır. Onu da ırgat gibi bizim için kullanır, var gücüyle bizim için çalışır.

• Kalbimiz enayi değildir, hakkını almasını bilir. Pompaladığı kan kalbi terk ederken, hak ettiği kanı koroner damarları yoluyla alır. Hakkını alamazsa bizim gibi haybeye çalışıp durmaz, ölünceye kadar direnir.

• Kalbimiz dürüst bir veznedardır. Vücuttan aldığı kanı vücuda verir. İçi kan dolu olmasına rağmen içinde bulunan kanı yılanlar gibi  hortumlamaz. Yılan kalbi, insanın aksine kalbin iç boşluğundaki kanı hortumlar.

• Kalbimiz çok çalışkandır, ne zaman ihtiyaç duysak fazla mesai yapmaktan çekinmez, var gücüyle çalışır, gerekirse 8 misli üretim yapabilir, bizi yarı yolda bırakmaz.

• Metanet sahibidir. Mide gibi asit salgılayıp ağlayarak günde 3 sefer ödül beklemez. Ekonomik çalışır masraf çıkarmaz, bize yük olmaz.

• Streslere karşı bizi korumaya çalışan fedakâr bir canlı kalkandır. Ne zaman heyecanlansak, strese girsek, kavga edecekmişiz gibi gücünü artırır, aşırı çarparak bizi uyarır, bizden önce kavgaya hazır olur. Keskin sirke küpüne zarar verse de bizi koruma amacıyla çılgınca çarpar, fazla çalışmaktan çekinmez.

• Bu davranış belki de binlerce yıl öncesinden kendisine miras kalan bizi koruma içgüdüsüdür. Yani kalbimiz sadece sadık değil, aynı zamanda derin bir hafızaya da sahiptir. Devir değişmiş olsa da, kalbimiz eski çağlardaki sadakatine aynen devam ediyor.

Peki cefakar kalbimiz için biz ne yapıyoruz ?

• Bermuda şeytan üçgeni olan araba, asansör ve koltukta kalbimizi hücre hapsine mahkûm ederken sigara, hatalı beslenme, yüksek tansiyon ve stresle sürekli hırpalıyoruz.

• Sonra da “Neden yarı yolda bıraktı, tekledi, kriz geçirdi?” diye merak ediyoruz. Suçlu kim? Kalbimiz mi?

• Mide ve arabamıza gösterdiğimiz ilgiyi kalbimize neden göstermiyoruz?  Televizyonlar sabahtan akşama yemek tarifi yapıyor. Yakında hepimiz aşçı olacağız. Neyle dolduracağımıza dair sürekli planlar yaptığımız midemizi bu kadar imtiyazlı kılan nedir? Neden kalbimizi bu kadar hor kullanıyoruz.

• Sağlam taşıtımızı her yıl düzenli olarak servise götürür bakımdan geçirirken kalbimize neden üvey evlat muamelesi yapıyoruz. Kalbimiz ilgiye, sevgiye ve bakıma muhtaç ve layık değil mi?

• Haydi dostlar bakıma ! 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !